This article is currently available in Turkish only. English editions are on the way.

Clonify'ın ilk satırları yazılmadan önce aylarca klinik gezdik. Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de; büyük rehabilitasyon merkezlerinden iki kişilik atölyelere kadar. Amacımız ürün fikrini doğrulamaktı ama asıl öğrendiğimiz şey başkaydı: sorun hiçbir zaman tek bir eksik araç değildi. Tarayıcısı olan kliniğin yazılımı yoktu; yazılımı çözenin çıktısı yazıcısıyla konuşmuyordu; üçünü de kurmuş nadir klinikler ise sistemleri birbirine bağlamak için yarı zamanlı bir 'format dönüştürme uzmanı' çalıştırır haldeydi.
Bir klinikte not defterimize aynen şunu yazmışız: 'STL export → e-posta → USB → dilimleyici → tekrar ölçü kontrolü. Dört yazılım, üç format, iki saat.' Bu cümle sonradan kurucu sunumumuzun ilk slaytı oldu.
Zor karar: dikey entegrasyon
Yazılım girişimi için rasyonel yol bellidir: tek bir problemi çöz, hızlı sat, ölçekle. Bize de defalarca söylendi — 'sadece tasarım yazılımı yapın, donanıma bulaşmayın.' Bulaştık, çünkü sahada gördüğümüz başarısızlıkların çoğu parçaların arasındaki boşluklarda yaşanıyordu. Tarama kötüyse en iyi algoritma çöp üretir; dilimleme profili yanlışsa kusursuz tasarım uymayan ürün olur. Kullanıcı için bunların hepsi tek bir cümledir: 'sistem çalışmadı.'
Dikey entegrasyon pahalı ve yavaş bir yol; bunu romantize etmeyelim. Donanım stoku, tedarik zinciri, servis ağı — bir yazılım şirketinin uğraşmak istemeyeceği her şey. Ama karşılığında şunu satabiliyoruz: tarayıcıdan yazıcıya, tek muhatap, tek sorumluluk. Bir şey ters gittiğinde suçun kimde olduğunu araştırmak kliniğin işi değil, bizim işimiz.
Bu kararın bir yan etkisi de iş modelinde çıktı. Donanım bir kere satılır ama materyal her üretimde, abonelik her ay yenilenir. Klinik büyüdükçe modül ekler, ürettiği her parça sarf geliri üretir. Yatırımcı diliyle 'birbirini besleyen gelir katmanları'; bizim dilimizle, kliniğin başarısıyla bizim gelirimizin aynı yöne bakması.
Nerede duruyoruz, nereye gidiyoruz
Bugün dört modül sahada: kask, tabanlık, AFO ve bacak protez soketi. Skolyoz korsesi geliştirmede — açık konuşalım, planladığımızdan yavaş ilerliyor çünkü omurga vakalarında klinik doğrulama süreci diğer modüllerden daha katmanlı. Aceleye getirmeyeceğiz; yayına aldığımız her modülün arkasında gerçek vaka verisi olması, pazarlama takviminden önemli.
Önümüzdeki dönemin üç başlığı var. Birincisi Türkiye'de klinik ağını büyütmek — pilotlardan öğrendiklerimizle onboarding sürecini artık dört haftaya indirmiş durumdayız. İkincisi, yazıcısı olmayan klinikler için partner üretim ağı; tasarımı klinik yapsın, üretimi bölgesindeki yetkili merkez üstlensin. Üçüncüsü, platformun çok dilli ve regülasyon-uyumlu sürümleriyle bölge pazarlarına açılmak. MENA'da ve Doğu Avrupa'da O&P altyapısı bizimkiyle benzer sorunları yaşıyor; oradaki kliniklerle ilk temaslarımız başladı.
Bu blogda ürün duyurularının yanında böyle mutfak yazıları da olacak — neyi neden yaptığımızı, nerede zorlandığımızı saklamadan. Sorusu, itirazı, fikri olan herkese kapımız açık: iletişim sayfasından yazın, kurucu ekipten biri döner.
See this transformation in your clinic
Start with a free 30-minute demo.